 |
|
 |
 |
 |
| |
| NEDEN SAĞLIK, GÜVENLİK VE ÇEVRE YÖNETİMİ?... |
|
|
Bir kuruluşun işyeri güvenliğini, çalışanlarının sağlığını ve çevrenin korunmasını önemsemeye ihtiyacı var mıdır? Gerekli önlemleri almak zorunda mıdır?... Bu soruya “Evet” cevabı verilmesi beklenir.
“Evet” ise neden halen her yıl binlerce insanımız ve dünya genelinde milyonlarca insan mesleki hastalıklardan dolayı tedavi görmekte, tedavi göremeyerek sağlığını ve hatta yaşamını yitirmekte… Neden bir iş kazası sonucu tüm yaşamı alt üst olmakta ve hatta hayatı son ermekte? “Evet” ise neden halen çevre kirliliğinden söz ediyoruz?...
“İşyeri güvenliğine Evet”, “Mesleki sağlığa Evet”, “Çevrenin korunmasına Evet” diyen bir kuruluşun bu görüşünün altında üç temel nokta mevcut olabilir: İŞ AHLAKI, MALİYETLER ve YASAL DÜZENLEMELER.
|
|
Çalışan kişilerin hayatlarının büyük bir bölümü aslında çalışmak ve uyku ile geçer. İşyeri ortamında ve iş arkadaşlarıyla geçirilen zaman boyunca kişilerin hayatları yaptıkları işe bağlıdır. Hayatın diğer alanlarında olduğu gibi, ahlak kavramı iş dünyasının da temel direklerinden biridir. İşverenlerin ve çalışanların diğer kişilerin hayatını koruması, sağlığını düşünmesi ve çevre duyarlılığı iş ahlakının ve bir takım olarak çalışabilmenin en somut göstergeleridir.İş ahlakı, çalışanların işveren ile el ele çalışabilmesi ve işverenin toplum gözündeki saygınlığı için en temel gerekliliktir.
|
Maliyetler bir başka hareket noktasıdır. Bir çalışanın işverenin kusuru nedeniyle sağlığını ve hatta hayatını kaybetmesi ya da işyeri faaliyetleri sonucu çevre kirliliği oluşması sadece anlık sonuçları olan olaylar değildir. İşyerinin maruz kalacağı tedavi maliyetleri, yükselen sigorta primleri, tazminatlar, saygınlık kaybı, üretim aksaması, verimlilik düşüşü gibi bir dizi doğrudan ve dolaylı maliyet basit bir kazanın kartopu gibi büyümesine ve işyerinin varlığını tehdit eder duruma gelmesine yol açabilir.
|
Yasal düzenlemelere uyma ve mevzuatın gerekliliklerini yerine getirme “Evet” düşüncesinin bir başka hareket noktasıdır. Kişilerin ve kuruluşların devlet ile ihtilafa düşmek istemediği varsayıldığında devletin emrettiği gerekliliklerin yerine getirilmesi bir yükümlülüktür. Aksi halde, bir kaza, hastalık, çevre kirliliği sonucu yasal denetimlerden soruşturmalara, mahkemelerden yasal cezalara ve hatta geçici işyeri kapatmalarına kadar varabilecek bir dizi yaptırım işyerinin ticari faaliyetlerine darbe vuracak hayati süreçlerdir.
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |